Don't have an account yet? You can create one. As a registered user you have some advantages like theme manager, comments configuration and post comments with your name.
Kerkük için Türk medyası ve politikacıları histerik davranıyorlar
(Harita: KERKUK PETROL YATAKLARI VE PETROL BORU HATTI)
Türkiye Güney Kürdistan’ı Kıbrıs gibi hayal etmekte ve aynı yayılmacılığı gösterebileceğini sanmaktadır.
Türkiye’de Medyası’nın önemli isimlerinden Birand ‚’’kendi kendimizi kışkırtıp sonrada ülkemizi ateş içine atacağız’’ yorumuyla konuyu Başbakanlarından daha iyi kavramış gözükmektedir.
Kerkük için Türk medyası ve politikacıları histerik davranıyorlar
Irak anayasası için yapılan 15 Ekim’de 2005 te yapılan referandum ile Kalıcı Irak Anayasası nihayet kabul edildi. Seçim komisyonu yetkilileri ve seçimlerin denetlenmesi sürecine katılan BM yetkililerinin, oylamanın sonuçlarını etkileyecek bir yolsuzluk bulamadıklarını" söyledi. Kalıtımın yüzde 63 olarak açıklandığı referandumda Anayasa’nın reddedilmesi için en az 3 eyalette üçte ikiden fazla "hayır" oyu çıkması gerekiyordu. Irak’ın 18 eyaletinden, Sünnilerin çoğunlukta olduğu 4 eyaletten en az 3’ünde hayır oylarının fazla çıkması bekleniyordu. Selahaddin kentinde yüzde 81, el-Anbar’daysa 96,9 "hayır" oyu çıkmıştı. Musul’daysa "hayır" oylarının yüzde 55’de kaldığı açıklandı. Bu durumda Anayasa kabul edilmiş oldu. Sünnilerin çoğunlukta olduğu 4 eyaletin sonuncusu olan Diyala’da dahil, geri kalan 15 eyaletteyse Anayasa’ya verilen "evet" oyları, "hayır" oylarından fazla çıktı.Referandumda, ülke çapındaysa anayasaya yüzde 21,41 "hayır", yüzde 78,59 "evet" oyu çıktı.
Anayasanın Kürtler için en önemli maddelerinden biri 140 maddedir.’’Irak anayasasında Kerkük’ün geleceğinin 140. maddede Kürtlerin çıkarları doğrultusunda belirlenmesinin yer alması, hem Arapları hem de Türkmenleri endişelendirmektedir. Kürtler, 140. madde de belirlenen esaslardan taviz vermeyeceklerini ve elde ettikleri kazanımları kaybetmeyeceklerini sık sık dile getirmektedir. ’Normalleştirme’ adı verilen maddeye göre, normalleştirme (göç ettirilenlerin geri dönmesi ve sonradan Kerkük’e yerleştirilenlerin geri gönderilmesi), sayım ve referandum olmak üzere üç aşamanın 2007 sonuna kadar Kerkük’te tamamlanması gerekmektedir.’’
Görüldüğü gibi Kürtlerin en doğal ve anayasa ile kabul edilmiş olan bu haklarını Türkiye başta olmak üzere bir çok ülke uygulamaya koymak istememektedir. Kerük sorunu iştah kabartan petrol yatakları sorunudur. Tarihten beri Türkiye Kerkük petrollerini iştahla hayal etmektedir.Son günlerde ulusça Başbakanından ve bütün Medya ekibine kadar Kerkük sorununu bilinçli kaşımaktalar. Biran önce Türk ordusunun işgal etmesi gerektiğini kışkırtmaktalar. Bağımsız ve doğru haber vermesi gerekirken ,Türk Medyası savaş kışkırtıcılığı yapmaktadır. Büyük bir kampanya başlatılmıştır. Türkiye ateşle oynamaktadır. Güney Kürdistan’a girdiği zaman Kuzey Kürdistan’da ki Kürtler bu fırsatı değerlendireceklerdir. Kürdistan başkanı Barzani’nin ‚’Türkiye içişlerimize karışırsa onunda zayıf yanlarına müdahale edilir’’ derken somut koşullardan ve politikalardan hareket etmiştir.Türkiye Güney Kürdistan’ı Kıbrıs sanmakta ve aynı yayılmacılığı gösterebileceğini sanmaktadır.Türkiye’de Medyası’nın önemli isimlerinden Birand ‚’’kendi kendimizi kışkırtıp sonrada ülkemizi ateş içine atacağız’’ yorumuyla konuyu Başbakanlarından daha iyi kavramış gözükmektedir.Irak petrollerinin yarısının Kerkük’ten çıkarılması Kürtlerinde işini zorlaştırmaktadır. Kürdistan Başkanı ve başbakanı son günlerde bu konuya gereken ağırlığı vermekteler.